Ultra trail için gidilir, tarih ve doğa için kalınır

Ultra trail için gidilir, tarih ve doğa için kalınır

Dağla deniz arasında yerleşmiş kentlerin doğal bir cazibesi vardır. Tıpkı Türkiye sahillerinin gözbebeği Alanya’da olduğu gibi… Ege sahillerinden İran’a kadar takriben 2 bin kilometrelik bir dağ silsilesi yaratıcı Toroslar’ın ormanlık yamaçlarından Akdeniz’in turkuvaz renkli sularına bakan Alanya’nın doğal güzelliklerini, 4 bin sene öncesine uzanan zengin bir tarihi birikim tamamlıyor. Antalya’nın 135 kilometre doğusundaki Alanya, Troya Savaşı’ndan sonradan Anadolu’ya dağılan kavimlerin yurdu olmuş. Bizans döneminde ‘güzel dağ’ anlamına gelen ‘Kolonoros’ adıyla anılmış. Altın çağını yaşadığı dönemde Selçuklular göre yapı edilmiş, Anadolu’nun en etkileyici kalelerinden birinde büyüyüp gelişmiş.

Ultra trail için gidilir, tarih ve doğa için kalınır

Selçuklu ve Osmanlı izleri

Alanya’yı keşfetmeye, yarımadanın eteklerine kurulan Eski Alanya’dan başlayabilirsiniz. Yerleşimin iki yanını görebilen Alanya Kalesi, Kızılkule ve tersane, eski kentin en görkemli yapıları. Limanın arkasındaki sarp bir yarımadanın üstüne kurulan kale, denizden yaklaşık 250 metrelik yüksekliğiyle bir kartal yuvasını çağrıştırıyor. 83 kulenin koruduğu 6.5 kilometrelik kuvvetli surlarla çevrelenen Selçuklu kalesi, Helenistik temeller üzerine 13’üncü yüzyılda inşa edilmiş. Kalenin en etkileyici parçalarından biri olan rıhtımın hemencecik arkasındaki Kızılkule, Alanya’nın simgesi. 33 metre yüksekliğindeki sekizgen kulenin sol ucunda, beş gözlü bir köprüyü andıran taş yapı, Selçuklu döneminden günümüze kalan tek tersane olmasıyla meşhur. Alanya’nın karakteristik dokusunu günümüze taşıyan kalenin içiyse bir açık hava müzesini andırıyor. Kale içinde asırlardır varlığını sürdüren Tophane Mahallesi, Türk – Osmanlı mimarisinin en hoş örneklerini barındırıyor.

Ultra trail için gidilir, tarih ve doğa için kalınır

İncir ağaçları aralarında

Kızılkule’den yaklaşık bir saatlik engebeli bir yürüyüşle ulaşılan Alanya Kalesi’nin yüksek yamaçlarında, ‘Ehmedek’ adında esrarengiz bir mahalle daha var. Ortaçağdan kalma bir Akdeniz kasabasını hatırlatan bu eski yerleşim 2 bin 500 yıllık harabelerle doymuş. Ihtiyar servi ve incir ağaçları aralarında kalmış eski Türk mezarları, sarmaşıklara gömülmüş asırlık bir kervansaray, otele dönüştürülmüş eski bir Selçuklu çarşısı, Roma burçları, Bizans sarnıçları, 16’ncı yüzyıl ağaç işçiliğinin zarafetini sergileyen Süleymaniye Camisi, Osmanlı hamamları, deniz feneri, kiliseler, türbeler ve zindanlar… Kalenin içindeki el işi ipek ve pamuklu tekstil atölyeleri, hediyelik eşya tezgâhları, yerel figürlerle rengârenk süslenmiş sukabağı satıcıları, tarihi evlerin zevkli bahçelerinde otantik yemek yemek servisleri, liman manzaralı lokanta ve kafeteryalar aralarında uzun bir yürüyüş de ziyaretçileri bekleyenlerden.

Ehmedek’deri bir patikayla yarımadanın zirvesindeki İçkale’ye çıkılıyor. Giriş kapısının solundaki kırmızı taşlarla örülmüş yapı, kaledeki 400’den fazla sarnıcın en büyüğü. Bütün karşıdaki Bizans kilisesinin bahçesinde, panoramik Alanya manzarası sunan seyir terası var. Az ilerideki Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’a ait saray restore edildi. İçkale’nin bir diğer garip yeri olan ‘Adam Atacağı Kulesi’, Roma döneminde mahkûmlara oynatılan ürkütücü bir oyunun mekânı olarak tanınıyor. Rivayete göre derin bir uçurumun ucuna kurulan kuleye getirilen tutsaklara üç adet taş verilir, mahkûmlar taşlardan birini denize ulaştırabilirse özgür bırakılır, ulaştıramazsa kuleden aşağıda yuvarlanırmış. Bizans döneminde kayaların oyulmasıyla inşa edilen kulenin duvarlarında Selçuklu devrinde üretilmiş gemi resimlerine de rastlanıyor.

Ultra trail için gidilir, tarih ve doğa için kalınır

Sıcak, egzotik ve modern

Eski Alanya’nın kalbi olan Kaleiçi Mahallesi’ni tanıdıktan sonra, bundan böyle yüzünüzü kentin yeni haline çevirebilirsiniz. Çok yok, yarım asır öncesine değin muz, hurma, narenciye bahçeleri ve üzüm bağlarıyla kaplı küçük bir balıkçı kasabası olan Alanya, bugün yaklaşık olarak büyük bir büyük kasaba. Yaşamın turizme göre biçimlendiği yeni Alanya, kalenin bulunduğu yarımadanın her iki yönüne yayılmış. Ulaş Burnu’ndan başlayıp Gazipaşa sınırlarına dek dayanan 70 kilometre uzunluğundaki Alanya sahili, yapılaşmanın ana çizgisini oluşturuyor. 50 yıldır son hızla yapılaşan ilçe, artık büyümek yerine çehresini güzelleştirmekte kararlı. Her iki yanda palmiye ve hurma ağaçlarının sıralandığı Atatürk Caddesi’ni paralel kesen sokakların konuklarına sunduğu iki sürprizden ilki, Alanya Müzesi… Yörenin 2 bin 650 yıllık kronolojik tarihinin zengin bir kazıbilimsel koleksiyonla sergilendiği müzenin en garip objelerinin başında, Türkçenin Grek alfabesiyle açıklama edildiği Karamanlıca ve kaybolmuş bir denizci dili olan Fenikece yazıtlar geliyor. İkinci sürpriz, kalenin yükseldiği yarımadanın batı sahili üzerindeki Damlataş Mağarası. Bal renkli sarkıt ve dikitleriyle reel bir doğa mucizesi olan mağara,
yaz-kış değişmez 20-23 derecelik sabit bir ısıya sahip. Astım ve romatizma hastalıklarına iyi geldiği söyleniyor. Mağaranın esrarengiz dehlizlerinde gezindikten sonradan, Alanya sahiline içten yönelip deniz havası almak iyi fikir…

Sahil portakal kokuyor

Atatürk Caddesi’nin ucu, ilçenin en büyük alışveriş mekânı olan Alanya Çarşısı’na çıkıyor. Her türlü hediyelik eşya, giysi, altın, gümüş, mücevher, cilt ve ahşap işleri satan dükkânların olduğu çarşının alternatifi, perşembe ve cuma günleri kurulan semt pazarı. Alanya’nın çevresindeki kasabalarla dağ köylerinden getirilen taze meyve, sebze, şifalı otlar, bitki çayları, süt ürünleri, reçel, baharatla yöresel kıyafet ve eşyaların satıldığı pazar, çok varlıklı. Çarşıyı rıhtıma bağlayan yol üzerindeki Havuzlu Park, Alanya’nın en hoş yeşil alanlarından biri. Gökyüzüne dürüst uzayıp dışarı giden hurma ve palmiye ağaçlarının gölgelediği nilüferli havuzları ve huzurlu çardaklarıyla Havuzlu Park, şehir yorgunlarının özlemini duyduğu bir dinlenme sığınağı. Parkın denize açılan kapısı, Alanya’nın en favori yürüyüş güzergâhı olan Rıhtım Caddesi’ne çıkıyor. Avrupa’da kışın sert günlerinin yaşandığı aylarda Akdeniz güneşini hissedeceğiniz bu bölgede alacağınız portakal çiçeği kokusuysa, deniz mevsiminin yaklaşması demek…

Alanya Ultra Trail’de kayıt zamanı

Yörükler ve ultra-maraton koşucularının aynı yönlerini ortaya çıkarmak nedeniyle düzenlenen Merrell Alanya Ultra Trail, yerli ve yabancı trail koşucularının katılımıyla 3 Nisan 2021 Cumartesi, saat 6.30’da Kızılkule’den başlayacak. Sporculara Tarihi Kızılkule, Damlataş Mağarası, muz bahçeleri, Alanya Kalesi ve Toroslar gibi Akdeniz’in sembol noktaları yakınlarında koşma imkânı sağlayan Merrell Alanya Ultra Trail, katılımcılara dört ayrı yarış seçeneği sunuyor. 76 kilometre mesafeli Merrell Alanya Ultra Trail’in yanı sıra; Taurus Mountain Marathon ( 48 kilometre ), Keykubat Mountain Run ( 28 kilometre ) ve Alanya Short Trail’in ( 17 kilometre ) kayıtları şu adreste başladı: www.alanyaultra.com

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bahçelievler escort İstanbul escort beylikdüzü escort avcılar escort esenyurt escort beylikdüzü escort ataşehir escort ankara escort bayan